Bipolar bozuklukta duygudurum iki uç arasında gidip gelir. Bir uçta kişinin neredeyse hiç uyumadan enerjik hissettiği, düşüncelerinin hızlandığı, kendini olağanüstü güçlü gördüğü ve riskli kararlar aldığı mani ya da daha hafif biçimi olan hipomani dönemleri vardır. Diğer uçta yataktan çıkmanın bile zor geldiği, umutsuzluk ve değersizlik duygularıyla geçen depresyon dönemleri yer alır. Bu dönemlerin arasında kişi haftalarca, aylarca hatta yıllarca kendini tamamen iyi hissedebilir. Bipolar bozukluğun tedavisini anlamak için onu birbirini izleyen aşamalar olarak düşünmek yardımcı olur.
Tanı neden gecikir?
Bipolar bozukluk tanısı çoğu zaman ilk belirtilerden yıllar sonra konur. Bunun en önemli nedeni, kişilerin genellikle depresyon döneminde yardım aramasıdır; hipomani dönemleri ise "çok verimli olduğum, harika hissettiğim günler" olarak hatırlanır ve bir sorun gibi anlatılmaz. Bu nedenle depresyonla başvuran herkese geçmişte az uyuyup çok enerjik olduğu, çok harcadığı ya da çevresinin "değiştin" dediği dönemler olup olmadığı sorulmalıdır. Doğru ayrımı yapmak tedavinin yönünü belirler: Yalnızca depresyon sanılıp tek başına antidepresanla tedavi edilen bir bipolar bozukluk, bazı kişilerde duygudurumu öbür uca savurabilir.
Muayene günü
İlk görüşmede bugünkü belirtilerin yanında geçmişteki bütün dönemler ayrıntılı olarak konuşulur: Ne zaman başladılar, ne kadar sürdüler, uyku nasıldı, hangi kararlar alındı? Ailede bipolar bozukluk, depresyon ya da intihar öyküsü sorulur. Kişinin kendisi hipomani günlerini çoğu zaman "en verimli, en neşeli hâlim" olarak hatırladığından, eşin, kardeşin ya da yakın bir arkadaşın anlattıkları tabloyu tamamlar. Tiroit bezinin aşırı çalışması, uyarıcı madde kullanımı ve beyni etkileyen bazı hastalıklar da benzer tablolar oluşturabildiği için kan tahlilleri ve gerektiğinde başka incelemeler planlanır.

Atak döneminde tedavi
Mani döneminde amaç, kişiyi ve yakınlarını korumak ve duygudurumu kısa sürede dengelemektir. Duygudurum dengeleyiciler ve gerektiğinde ek ilaçlar başlanır, uyku düzeni önceliklendirilir. Ağır mani durumlarında, özellikle kişinin kendine ya da başkalarına zarar verme riski varsa ya da gerçeklikle bağı zayıfladıysa, hastanede tedavi gerekebilir. Depresyon döneminde ise duygudurumu yükseltirken maniye geçişi tetiklemeyen tedaviler seçilir.
Dengelenme ayları
Atak geçtikten sonraki birkaç ay, tedavinin en hassas dönemlerinden biridir. Kişi kendini iyi hissetmeye başladığında ilacı bırakmayı düşünebilir; oysa bu dönemde ilacı bırakmak yeni bir atak riskini belirgin biçimde artırır. Kontroller bu aylarda daha sık yapılır, ilaç dozları dengelenir, yan etkiler izlenir. Bazı duygudurum dengeleyicilerde kandaki ilaç düzeyi, böbrek ve tiroit işlevleri düzenli aralıklarla ölçülür.
Uzun süreli koruyucu tedavi
Bipolar bozuklukta tedavi çoğu zaman uzun süreli planlanır. Koruyucu tedavinin amacı yeni dönemleri önlemek, oluşanları daha hafif ve kısa geçirmektir. Kontroller seyrekleşir, ama düzenli olarak sürer. Gebelik planı, yeni bir bedensel hastalık ya da başka bir ilaca başlamak gibi durumlarda tedavi yeniden gözden geçirilir.
Günlük ritmin gücü
- Hafta sonu dahil uyanma saatini bir saatten fazla kaydırmamak
- Gece uçuşları, nöbetli işler ve sınav haftaları gibi uykuyu bölen dönemleri hekimle önceden konuşmak
- Alkolü, enerji içeceklerini ve keyif verici maddeleri hayattan çıkarmak
- Her gün birkaç saniyelik bir duygudurum kaydı tutmak
- Stres yükünü fark edip zamanında azaltmak
- Düzenli fiziksel aktivite
Erken uyarı işaretleri
Dönemler genellikle habersiz gelmez; ama habercileri kişiden kişiye değişir. Birinde ilk işaret gece üçte uyanıp yeni bir iş planı yazmaya başlamaktır, bir başkasında arkadaşlarına art arda mesaj atmak ya da kredi kartı ekstresinin birden kabarması. Depresyon tarafında ise telefona cevap vermemek, sabah alarmını defalarca ertelemek, yemek yapmayı bırakmak öne çıkabilir. Bu kişisel işaretleri iyi bir dönemde, bir yakınınızla birlikte tek sayfalık bir listeye yazmanızı ve listede bir madde belirdiğinde kontrol tarihini beklemeden bize ulaşmanızı öneriyoruz.
Psikoeğitim ve terapi
Hastalığı tanımak, ilaç kadar koruyucudur. Psikoeğitim görüşmelerinde kişi ve ailesi; dönemlerin nasıl başladığını, ilaçların ne işe yaradığını, hangi yan etkilerin önemli olduğunu ve yaşam düzeninin neden bu kadar belirleyici olduğunu öğrenir. Bilişsel davranışçı terapi, aile odaklı terapi ve günlük ritmi düzenlemeye odaklanan terapiler, ilaçla birlikte kullanıldığında yeni dönemleri azaltır ve kişinin hastalıkla ilgili kaygısını hafifletir.
Yakınların rolü
Yükselme döneminde kişi kendini hiç olmadığı kadar iyi hissettiği için yardım istemeyebilir. Sakin bir zamanda, böyle bir durumda kimin hekimi arayacağı, banka kartlarının kimde duracağı ve hangi işaretlerde acil servise gidileceği konusunda yakınlarla bir "kriz anlaşması" yapmak, zor anlarda tartışmayı önler. Yakınların hastalığı tanıması, suçlamadan destek olması ve kendi yorgunluklarına da dikkat etmesi, uzun yolculuğun önemli bir parçasıdır.
Sık sorulanlar
Bipolar bozukluk tamamen geçer mi?
Ömür boyu süren bir yatkınlıktır; ancak düzenli tedaviyle pek çok kişi uzun yıllar boyunca dönem yaşamadan hayatını sürdürür.
İlacı kendimi iyi hissettiğimde bırakabilir miyim?
Hayır. İlaç değişiklikleri mutlaka hekimle birlikte ve kademeli yapılmalıdır; kendi kendine bırakmak yeni bir dönemi tetikleyebilir.
Bipolar bozukluğu olan biri evlenip çocuk sahibi olabilir mi?
Evet. Gebelik önceden hekimle planlandığında, anne ve bebeğin sağlığı gözetilerek güvenle yürütülebilir.










